Diyabet hastalığının şekerli ve şekersiz olduğunu ilk defa 1674 yılında İngilizler tıp bilimleri üzere akademisyen Thomas Uillis tarafından idrarın kimyasal analizi tetkik edilirken saptandı. Ona kadar bu iki hastalık arasındaki fark bilinmiyordu.

Hormon eksikliği

Hekimlere göre, şekersiz diyabet çok miktarda su içmek ve çok idrar salgılamak ile değerleri hastalıktır. Hastalığın oluşmasında beyin merkezinde salgılanan, fakat hipofiz bezinin ise arka payında toplanan “böbreklere gönderilen sinya” mutlak veya göreceli eksikliği önemli bir rol oynar. Hastalık çoğu zaman gripten, güçlü kafatası-beyin, zihinsel travmalardan, diğer akut ve kronik enfeksiyonlardan sonra gelişir. Bazen hastalığın sebep faktörü belli olmuyor. Böyle durumlar böbreklerin kanalcık epitel hücrelerinin antidretik hormona karşı duyarlılığının azalması veya tamamen kaybolması, veya karaciğerde, böbreklerde bu hormonun aşırı parçalanması ile anlatıyorlar. Bazı durumlarda hastalığa böbreklerin hastalıkları neden olur.

Hastalığın patogenezi antidiüretik hormonun böbrek kanalcıklarına etki edememesi ile ilgilidir. Öyle ki, normalde bu hormon böbrek kanalcıklarına ve hücrelerine etki ederek ilk idrardan suyun geri emilimini artırır, idrar katılaşır ve salgılanması azalıyor. Fakat hormonun eksikliği koşullarında suyun yapısı bozulur, idrar katılaşır (idrarın özgül ağırlığı çok zaman suyun özel ağırlığı eşit olur) ve boşaltım çok artar. Vücudun çok sıvı kaybetmesi sonucunda beyin merkezi (su içmek ihtiyacı) uyanıyor ve bol su içmek talebi duygusu oluşur. Bu ise vücudun su-tuz değişimini ayarlamasında sıkıntı yaratır.

Çocuklarda diyabet

Doktorların dediğine göre, çocuklarda diyabetin ilk belirtisi enorez, yani gece altını ıslatmadır. Ayrıca çoğu zaman bu hastalar boy ve cinsel gelişmeden kalırlar. Şiddetli susuzluk çocukların sinir sistemini bozuyor. Böyle çocuklarda iştah kapanıyor, onlar sürekli su içmek istiyorlar. Böyle hastalara su verilmediğinde ve su bulunmayan ortamda onlar yangın hissini söndürmek için, kendi idrarlarını içebiliyorlar. Bu hastalar çok miktarda sıvı kabul ettiğinden onların midesi genişler ve sarkar. Gastrit, kolit hastalıkları gelişmektedir.

Hastalar su bulamazsa, baş ağrıları, ağızda, gözde keskin kuruluk, gevşeklik, mide bulantısı, sıcaklığın yükselmesi ve ruhsal bozukluklar baş kaldırıyor. Kan katılaşması sonucunda hastalar vücut ağırlığını kaybeder. Şekersiz diyabet bağımsız hastalık gibi, bazen ise başka hastalıklar sırasında (kafatası-beyin travmaları, beyin tümörleri) bir belirtisi olarak ortaya çıkabilir.

CEVAP VER